+90 (212) 347 24 25

Benim de anlatacaklarım var!

Beşiktaş ve civar köylerin gelişmeye başladığı 16. yüzyıl itibariyle, bu bölgedeki yamaçlardan Boğaziçi’ne doğru akardı. Arnavutköy Deresi, tıpkı Ortaköy, Büyük Bebek ve Küçük Bebek dereleri gibi, köyün yamaçlarında yapılan tarımsal faaliyetlerde, bağcılık ve bahçecilik işlerinde yararlanılan önemli bir su kaynağıydı.

Cumhuriyet döneminde kent yerleşiminin kuzeye doğru yayılması, bu mahallelerdeki derelerin yayılım alanlarını, özellikle de denizle birleştikleri yolları yavaş yavaş kısıtlamaya başladı. Boğaziçi köylerindeki yerleşimlerin tepelere doğru yayılması da yine suyollarını etkilemiş fakat doğrudan tepelerde ortaya çıkan yeni yerleşimler, bu konuda daha büyük rol oynamıştı. Nitekim 50’li yıllarda yerleşime açılan Levent mahallesi, Ortaköy ve Bebek Dereleriyle birlikte Arnavutköy Deresi’nin de yollarını kesti.

Arnavutköy Çileği’nin ve Sultan Selim İnciri’nin yetiştirilmesinde büyük rolü olan Arnavutköy Deresi, İstanbul’da yanlış arazi kullanımı ve kirlilik nedeniyle doğal yapısını kaybeden derelerden biri oldu. Bu dereden günümüze kalan en somut izlerden birinin, mahallenin merkezindeki Arnavutköy Deresi Sokak olduğunu söylemek mümkün.

Hülya Dinç, İstanbul Derelerinin Fiziki Değişimi ve Arazi Kullanımı İlişkisi (Doktora Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2015), 59-62.
Hülya Dinç, Fulen Bölen, “İstanbul Derelerinin Fiziki Yapısı”, Planlama, s. 24(2) (2014): 107-120.

Fotoğraflar, Belgeler, Kupürler