+90 (212) 347 24 25

Benim de anlatacaklarım var!

Halk arasında “Çırağan Cami” olarak da anılan Küçük Mecidiye Cami, 1849 yılında Abdülmecid tarafından yaptırıldı. İsmini bânisinden alan caminin “küçük” sıfatıyla ayrıştırıldığı diğer cami ise, yine Abdülmecid’in yaptırdığı ve Ortaköy Cami olarak bilinen Ortaköy sahilindeki Büyük Mecidiye Cami’ydi.

Çırağan Sarayı’nın karşısında, Yıldız Parkı’nın deniz tarafına bakan kapısının yakınında bulunan Küçük Mecidiye Cami’nin mimarı Balyan ailesinin bir üyesiydi fakat birçok mimar yetiştiren bu aileden kimin bu yapıyı inşa ettiği konusunda farklı görüşler ileri sürüldü. Semavi Eyice’nin derlediği bu görüşlere göre, Pars Tuğlacı ve Kevork Pamukciyan yaptıkları araştırmalar sonunda camiyi Nikoğos Balyan’ın yaptığını söylemiş, Nikoğos’un kardeşi Sarkis Balyan ise 1857 tarihli bir makalede caminin mimarının Garabet Balyan olduğunu dile getirmişti.

Tek kubbeli, kare planlı ve kesme taştan yapılmış olan Küçük Mecidiye Cami, tıpkı yapıldığı yıllarda olduğu gibi, takip eden dönemler ve günümüzde de bir yerleşim bölgesi içinde yer almadı. Bu nedenle, ibadete açıldığı tarihten bu yana, Beşiktaş’ın belki de en tenha camilerinden biri olarak kaldı ve kalabalık bir cemaate hiç sahip olamadı. Eyice’nin de belirttiği gibi, bu cami muhtemelen Çırağan Sarayı’nın bir parçası olarak düşünülmüş, daha ziyade Çırağan ve Yıldız Saraylarının hizmetlileri tarafından kullanılmıştı.

Beşiktaş’ın diğer ibadethanelerine kıyasla toplumsal hafızadaki yeri muhtemelen epey arka sıralarda kalsa da, Küçük Mecidiye Cami 2020’lere gelindiğinde hâlâ aynı yerinde yaşamaya ve Yıldız Parkı’na gidenleri çevresini saran ulu ağaçların arasından selamlamaya devam ediyor.

Çisem Uzun, 17-19.yy’larda İstanbul’da Caminin Kentsel ve Simgesel Dönüşümü (Yüksek Lisans Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2008), 66-73.
Semavi Eyice, “Küçük Mecidiye Camii”, TDV İslam Ansiklopedisi, c. 26 (Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2002): 527-528.

Fotoğraflar, Belgeler, Kupürler